Reklam

Twitter

 

Samet Aybaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Samet Aybaba etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Eylül 2012 Cumartesi

Gaziantep-Beşiktaş maç öncesi...


SERDAR SARIDAĞ

Ne zaman Gaziantep'e gelsek, biz gazeteciler arasında şehirden ayrılana kadar en iyi baklava nerede satılır tartışması bir türlü bitmez. Ne zamanki o uçağın tekerlekleri İstanbul'da piste değer, işte o zaman sonlanır bu gastronomik geyik. Antepliler'in bile ortak bir noktada birleşemediği baklava konusunda hepimiz birer gurme kesiliriz.

11 Eylül 2012 Salı

Meğerse içi boş bir yalanmış FEDA!..


SERDAR SARIDAĞ
Kimleri kullanmadılarki bu bu kampanya uğrunda.
Sebalar, Şerefler ve daha bir çok efsaneler kullanıldı parlak yarınlar için.
Ondan FEDA istediler bundan FEDA istediler.
Ama gel görki kapitalist koca bir yalanmış!..
Bugünkü Milliyet Gazetesi'nde "Üvey Evlatlar" başlığı altında yazdığım haberi sabah okuduğumda yine içim burkuldu.
Ne olurdu Emre, Atınç, Burak, Tanju, BJK Nevzat Demir Tesisleri'nde idman yapsa. Dar mı geldi oradaki sahalar? Hadi saha sürekli dolu peki Quaresma'nın ne ayrıcalığı var da orada çalışabiliyor?..
FEDA mı dedi yoksa bizden habersiz!..
VIP cezalı mı kendisi?
Sana soruyorum Samet Aybaba...
Futbolculuk döneminde bir kulüp seni istiyor ama hocan sana 'Sakın bir yere gitme bu sezon senden yararlanacağım' dese ve transferin son gününde satıldığını gazetelerden duysan ne yapardın?
Ben tahmin ediyorum sen yapacaksan Emre de onu yaptı işte. 700 bin TL garanti paraya rağmen İBB'ye gitmedi. 2 bin TL maaşa Beşiktaş formasını giymeyi tercih etti. Ama siz ona ve Atınç, Burak ve Tanju'ya çalışması için Beylerbeyi'ndeki sentetik çimi uygun gördünüz.
Yazıklar olsun. Asıl sentetik sizsiniz işte!..
Nedir Beşiktaş'ın gençlerinin sizden çektiği.
Biri gelir Burak Yılmaz'ı bitirir, biri gelir Batuhan'ı kovar biri gelir, Ali Kuçik'i harcar!..
Aydın Karabulut'u hatırlayan var mı?
Keşke Hertha Berlin'in alt yapısında kalsaydı.
El birliğiyle bitirdik güzelim yeteneği.
Bıktık artık günü kurtarmaya çalışan hoca ve yönetimlerden.
Bir de Barcelona'nın alt yapısını örnek alacaklarmış.
Allah'tan Messi uğramadı bu taraflara yoksa Bank Asya'ya kiralardınız.
Ne yapsanız ne etseniz de Beşiktaş semt takımı özelliğini kaybetmeyecektir.
Siz istediğiniz kadar mezarlık ziyaret edin, istediğiniz kadar FEDA deyin asla ve asla semt yönetimi olamazsınız.
Çünkü herşey çok sentetik.

9 Ağustos 2012 Perşembe

"Elbet bir gün o alt yapı maçları yine büyük stadyumlarda oynanacak"


SERDAR SARIDAĞ

Avusturya’nın o güzelim bol oksijenli serin havasından, İstanbul’un boğucu nemli ortamına uyum sağlamaya çalıştığım şu günlerde, insan neredeyse 24 saat denizin içerisinde kalmak istiyor. Kendimi bildim bileli denizin o iyot kokusu, bambaşka dünyalara götürmüştür beni.  Küçükken çok sevmeme rağmen kimi zaman deniz sevgisi  futboldan önce geliyordu benim için. Okula gitmek yerine kendimi çok atmışımdır İstanbul sahillerine. Kimi zaman Büyükada plajlarından, kimi zaman da Kabataş iskelesinden dalardım denizin maviliklerine.

27 Temmuz 2012 Cuma

“Ne! Quaresma kampta değil mi?”


SERDAR SARIDAĞ
“Ne! Quaresma kampta değil mi?” diye şaşkınlığını ifade etmişti Energi Cottbus’ta oynayan Julian Börner. Seefeld’in sanki kıştan yeni çıkmış soğukluğundaki sokaklarında ayaküstü sohbet ettiğimiz Alman oyuncuya Q7’nin burada olmadığını söylediğimde yazının girişindeki kelimelerle ifade edilmeyecek kadar bir şaşkınlık belirmişti suratında. Bundesliga’daki dönemini övdüğü Fabian Ernst’in de kampta olmayışına çok şaşırmıştı Börner. Her iki oyuncunun Avusturya kampında olmayacağını bir ay önce yazdığımda açıkçası ben de kamp için Seefeld’e gelen Julian Börner gibi çok şaşırmıştım.

28 Haziran 2012 Perşembe

"Beşiktaş’a bir şey olmasın da kişilere ne olursa olsun"


Beşiktaş, yönetiminden, teknik heyetine kadar yeni bir oluşuma girerek sezona 2 Temmuz’da kanat çırpmaya başlayacak. Sezon öncesinde teknik direktörlük konusu olsun, futbolcu indirimleri olsun, Kartal çok da sakin bir dönem geçirmedi ama bundan sonra ipler artık Samet Aybaba’nın elinde. İsmini yazmayacağım bir yönetici bana “Artık  bizim değil hocamızın dediği olacak” şeklinde demeç vermişti.

26 Haziran 2012 Salı

Kartal’ın gizli FEDA’isi



Beşiktaş tarihinde gördüğüm en anlamlı pozlardan biriydi.
Bir yanda Ulvi Güveneroğlu, diğer yanda Recep Çetin ve ortada Samet Aybaba. Üstlerinde ise FEDA tişörtleri.

Çocukluğumun Beşiktaş yıldızlarını şimdi bir haberci olarak takip ediyor mesleğimden dolayı onlarla iletişime geçiyorum.

Bir zamanlar onların hayranı olan Fikret Orman şimdi onların başkanı. Hayat ne getirir ne götürür bilinmez. Ben de gazeteci olduğum için onlarla sık sık bir arada bulunacağım.  Nerden nereye işte…
Fakat bana göre o resimde bir dördüncü eksikti. 
Adı Zafer Öğer!..

Samet Aybaba ile yıllarca birlikte oynamış bir isim. Gerçek bir Beşiktaşlı. Beşiktaş’ta son günlerde moda olan indirimi Serdal Adalı döneminde ilk o yaptırmıştı. Maaşını indirdiler sesini çıkarmadı. FEDA olsun dedi.

Mustafa Denizli döneminde çifte kupada kalecilerin performansını bir hatırlayalım.  Bir hafta Hakan Arıkan bir hafta Rüştü.
Denizli gitti Schuster geldi. Bir hafta Rüştü bir hafta Cenk Gönen.
Sarı Melek Beşiktaş’tan daha erken ayrılmadıysa yatsın kalksın kalecilerine dua etsin. O kaleciler ki Schuster’in Beşiktaş’ta daha uzun kalmasını sağlamıştı yaptığı kurtarışlarla.

Sevgili Uğur Meleke ne güzel yazmıştı Zafer Öğer için. Amerikan futbol topuyla çalıştırıyordu kalecilerini. Reflekslerini her geçen daha da kuvvetlendiriyorlardı bu teknik sayesinde.
İşte o Zafer Öğer, “Beşiktaş’ı, Beşiktaşlılar yönetecek” diyen Samet Aybaba’nın ekibinde yok maalesef.

Neymiş geçen sene kalecilerin performansı çok düşükmüş.
Peki bu takım değil miydi geçen sene iki buçuk günde maç yapan? Play off ve şike uğruna en çok zarar gören takım değil mi Beşiktaş? Rüştü sakat. Cenk sakat. Kolay mı bu kadar tempoyu kaldırmak?  Üstelik Rüştü’nün yokluğunda Cenk sakat sakat üç günde bir çıktı rakiplerinin karşısına. Soruyorum şimdi. Zafer hoca mı suçlu yoksa play off ve şike mi suçlu?
Neden kurban ediyoruz Beşiktaş’ın değerlerini böylesine eleştirilere.

Sizce de Samet Aybaba yanlış bir başlangıç yapmadı mı yuvasına döner dönmez.
Herkes  Portekizliler’i eleştiriyor ama onlara ilk fırçayı atan Zafer Öğer’di.
“Siz takımı sabote mi ediyorsunuz?” diye bağırmıştı dördüne ki o zamanlar o Portekizliler el üstündeydi. Carvalhal’a gösterdikleri tavrı ona gösteremediler. Biliyorlardı Zafer hocanın bu camianın efsanelerinden biri olduğunu.

Samet Aybaba, Ulvi Güveneroğlu ve Recep Çetin’in yanına bir dördüncü aranıyorsa o dördüncü Zafer Öğer’dir.
Efsane yeniden yaratılmak isteniyorsa, efsanelerle yaratılır.
Yolun açık olsun Zafer Öğer.

SERDAR SARIDAĞ

18 Haziran 2012 Pazartesi

"Samet Aybaba o camiadan gelen biri, inşallah sonu da Beşiktaş camiasının içinden gelmez"


Hani bir resmin negatifine uzun süre baktıktan sonra gözlerinizi kapattığınızda o resmin pozitifi bir anda zihninizde yıldırım düşer gibi belirir ya, işte ben aklımdan Beşiktaş geçerken gözlerimi kapattığımda 80’li yılların Beşiktaş’ını görürüm.

Horoz Kadir, Ulvi, Sarı Fırtına ve Kibar Feyyaz.
Zihnimde beliren o resmin bir diğer ucunda ise o dönemin en popüler kanat oyuncularından Atom Karınca Rıza belirir bir anda.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...