Arifcan YAZGAÇ
Kimileri için belki sadece bir futbolcuydu. Kimileri için ise bir başkaldırının simgesi. Türkiye'ye hem sol açıktaki göreviyle hizmet eden hem de Türk futbolundaki sendikalaşma sürecini başlatan Metin Kurt kalbine yenik düştü ve aramızdan ayrıldı.
Liseye giderken öğretmeninin onu atom mühendisi olacağını sandığını söyleyen Metin Kurt, ailesini geçindirmek için amatör olarak futbol oynamaya başlamaya karar verir. Bu andan itibaren atom mühendisliğinden futbolculuğa uzanan bir kariyer başlamış olur. Profesyonel kariyerine Altay'da başlayan, oradan PTT, 1970'te ise Galatasaray'a transfer olan 1948 doğumlu Kurt, sarı-kırmızılıların üç sene üst üste şampiyon olduğu dönemdeki kadronun önemli bir parçası olmuştur
Yıllarca "sol açık" olarak görev yapmış olan Metin Kurt kariyerinde toplam 37 kere Milli takıma çağrılmış 26 Kere A Milli, 9 kere 21 yaş altı, 2 kere de 18 yaş altı Milli Takım forması giymiştir. 1969 yılında RCD Kupası kazanan ekip içinde yer almıştır.
Futboldaki başarılı günleri sırasında siyasi görüşünden ötürü birçok sıkıntıyla da karşılaşmıştı Metin Kurt. Bazı zamanlar kimileri tarafından "aforoz" edilmiş ancak o sporcuların sendikalılaşması için büyük uğraşlar sarf etmiştir. Aktif futbol yaşantısını sonlandırdıktan sonra bir süre teknik direktörlük yapan Metin Kurt Spor-Sen ve Devrimci Spor Emekçileri Sendikası gibi oluşumların kuruluşunda önemli rol oynamıştır. Metin Kurt aynı zamanda 2011 Genel seçimleri'nde TKP'den milletvekili adayı olmuştur fakat seçilememiştir.
Belki de Türkiye'deki siyasetin sporla ilişkisini temsil eden ve bunu her fısatında dile getiren tek isim olmuştur Metin Kurt. Futbolun içinde bulunduğu lekeleri Kurt'un kendi sözlerinden okuyalım:
"Futbol nedir? Siyasettir. İddaa nedir? Kumardır. Şike nedir? Rüşvetin spordaki adıdır. Bugün Türkiye’de futbol ortamında hepsi vardır. Siyaset sporun babaevidir. Kumarda şike kesinlikle vardır. Mafya bunların olmazsa olmazıdır. Şiddet, küfür, ırkçılık, cinsel ayrımcılık bunların hepsi spor ortamına yerleştirilmiş olgulardır. Arenalardaki kanun budur. Egemenlerin iktidar araçlarından biridir arenalar. Kitleleri manipüle eder. Son dönemde olumsuzluklar açığa çıksa bile fazla umursanmaz oldu. Özal ne dedi; “Benim memurum işini bilir”. Onun sporcusu da işini biliyor."
Metin Kurt hayatı boyunça her zaman haksızlıklara karşı durmuş, kendisini her zaman birilerine yardım ederken bulmuştur. Her zaman babasının söylediklerini kulağına küpe eden Metin Kurt hat felsefesini şu şekilde açıklar:
"Babamız bize sakın sizden zayıflarla uğraşmayın.. Zayıflara yardımcı olun, eğer ille de biriyle mücadele edecekseniz sizden daha güçlüsü olsun derdi. Ben de tüm hayatımı bu düşünceler üzerine kurdum"
İşte Türk futbolu, siyaseti ve toplumu bu değerdeki bir insanı kaybetti. Belki yaşantısında hak ettiği saygıyı göremedi ancak 64 yaşında hayata gözlerini yuman efsaneye her zaman yapıldığı gibi öldükten sonra hak ettiği değeri vermenin tam vakti.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder